…
Avukatlarımızla Tanışın!
- Deneyimli Kadro
- Global Hizmet
- Müvekkil Önceliği
- Dava Takibi ve Dosya Yönetimi
…
Terörle Mücadelede Yaralandığı Halde Malül / Gazi Olamayanlar İçin 7594 Sayılı Kanun Kapsamında Haklara İlişkin Bilgi Broşürü
7594 sayılı Kanun — Soru ve Cevaplarla Rehber
18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 3713, 5434, 5510, 7082, 1005 ve 4736 sayılı Kanunların, 4/1053 sayılı Nizamnamenin ve Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliğinin güncel metinleri esas alınarak hazırlanmıştır.
Bu broşür, terörle mücadele görevi sırasında yaralandığı halde, maluliyet derecesi alamadığı için bugüne kadar kendisine aylık bağlanamamış kişiler için hazırlanmıştır.
7594 sayılı Kanun ile bu tablo değişmiştir. Artık, hakkınızda hiçbir derece tespiti yapılamamış olsa dahi aylık bağlanması mümkün hale gelmiştir.
Broşürü baştan sona okumanız, kendi durumunuzun hangi hukuki yola girdiğini büyük ölçüde kendiniz değerlendirebilmeniz için yeterlidir.
Aşağıdaki altı sorunun tamamına “EVET” diyorsanız, yeni kanundan yararlanma ihtimaliniz yüksektir. Bir tanesine dahi “HAYIR” diyorsanız durumunuz ayrıca değerlendirilmelidir; bu, kesin olarak kapsam dışında olduğunuz anlamına gelmez.
☐ EVET ☐ HAYIR
☐ EVET ☐ HAYIR
☐ EVET ☐ HAYIR
☐ EVET ☐ HAYIR
☐ EVET ☐ HAYIR
☐ EVET ☐ HAYIR
| Altı soruya da “EVET” dediyseniz: Başvuru hakkınızın bulunması ihtimali yüksektir ve sürenin dolmasını beklemeden dosyanızı hazırlatmanız gerekir.
1. soruya “HAYIR”, diğerlerine “EVET” dediyseniz: Yeni kanunun Geçici 20. maddesi kapsamında olmayabilirsiniz; ancak Bölüm 2’de anlatılan ikinci yol (Ek Madde 3) size açık olabilir. |
Mevzuatta, terör olayında yaralananlar için üç basamaklı bir yapı bulunmaktadır:
| Basamak | Kimler için | Sonuç | |
| 1 | Vazife malullüğü aylığı | İlgili mevzuata göre malul sayılanlar | Tam vazife malullüğü aylığı ve gazilik hakları |
| 2 | 3713 s.K. Ek Madde 3 aylığı | Malul sayılmayan, ancak talebi üzerine Nizamname’ye göre 1-6. derece tespiti yapılanlar | Derecesine göre 17.820 – 27.288gösterge üzerinden aylık (göstergede artış) |
| 3 | 3713 s.K. Geçici Madde 20 aylığı (YENİ) | Malul de sayılmayan, hakkında derece tespiti de yapılmayan güvenlik personeli | 17.135 gösterge üzerinden aylık |
İkinci basamağın nitelikleri nedir?
Üçüncü basamak (Geçici Madde 20) ne zaman devreye girer?
Nizamname’ye göre hiç derece tespiti yapılamadığında ya da zaten hiç böyle bir tespit yapılmamışken. Yani Geçici 20. madde, ikinci basamağın da dışında kalanlar için getirilmiştir.
| • Geçici 20. madde başvurusunu hak düşürücü süre içinde mutlaka yapınız (bkz. Bölüm 6). Bu sürenin kaçırılması telafi edilemez.
• Aynı zamanda Ek Madde 3 kapsamında derece tespiti talebinde bulununuz. Kanun bu ikisinin çatışmasını da çözmüştür: Geçici 20. madde uyarınca aylık aldıktan sonra Ek Madde 3 kapsamında derece tespiti yapılırsa, karar tarihini takip eden ay başından itibaren Ek Madde 3 hükümlerine geçilir ve Geçici 20 aylığı o tarihten itibaren kesilir. Yani önce Geçici 20 aylığını almanız, sonradan daha yüksek olan Ek Madde 3 aylığına geçmenize engel değildir. |
Kanunun 5. maddesiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen Geçici 20. madde, terörle mücadele görevi sırasında yaralandığı halde malul sayılmayan veya hakkında Nizamname’ye göre derece tespiti yapılmayan güvenlik personeline, maluliyet derecesi şartı aranmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlanmasını öngörmektedir.
Bu, geçmişte hiçbir basamağa giremeyen kişiler için ilk kez düzenli bir gelir hakkı doğurmaktadır.
Evet.
Geçici 20. madde, kapsamdaki kişileri açıkça “malul sayılmayan veya … Vazife Malullüklerinin Nevileriyle Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre derece tespiti yapılmayan” kişiler olarak tanımlamıştır. Buna göre:
her ikisi de kapsamdadır. Geçmişte ret kararı almış olmanız bir engel değildir; aksine, kapsamda olduğunuzun göstergesidir.
| Ancak ret yazınızda Nizamname’ye göre bir derece (1-6) tespit edildiği yazıyorsa durumunuz farklıdır: bu halde Geçici 20. madde değil, Ek Madde 3 uygulanır ve bu sizin lehinizedir. Ret evrakınızı mutlaka avukatınıza gösteriniz. |
Hukuki statünüz vazife malullüğünden farklıdır; ancak haklarınız önemli ölçüde yaklaştırılmıştır.
Geçici 20. madde size vazife malullüğü statüsü vermemekte, ayrı ve özel bir aylık bağlamaktadır. Bununla birlikte kanun, bu kapsamda aylık bağlananların, aylık bağlanmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan yararlanacağını ayrıca düzenlemiştir.
İleride maluliyet dereceniz oluşursa, üst basamaklara geçişiniz de kanunda güvence altına alınmıştır.
Geçici 20. madde dört şartı birlikte aramaktadır: (1) olay tarihindeki statünüz, (2) olayın niteliği, (3) yaralanmanın ağırlığı, (4) mevcut maluliyet durumunuz.
Geçici 20. madde kapsamına, olay tarihinde aşağıdaki görevlerde bulunanlar girmektedir:
| Önemli: Bu sayım kanunda sınırlı (tahdidî) olarak yapılmıştır. Listede yer almayan bir statüde iseniz — örneğin bir kamu kurumunun sivil memuru, sözleşmeli personeli veya emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki bir personeli iseniz — Geçici 20. madde kapsamında değilsiniz. Ancak bu durumda dahi Ek Madde 3 yolu size açık olabilir (bkz. Bölüm 2), çünkü Ek Madde 3, terör eylemine muhatap olan kamu görevlilerini de kapsamaktadır. |
Kanun, kabul edilecek yaralanma sebeplerini iki grup halinde ve sınırlı olarak saymıştır. Yaralanmanızın terörle mücadele görevlerinin ifası sırasında ve aşağıdaki sebeplerden biriyle meydana gelmiş olması gerekir:
(a) Terör eylemleri sonucu:
(b) Terör örgütü mensuplarının saldırısı sonucu:
Kanunun lafzı gereği aşağıdaki durumlar bu madde kapsamında değildir:
| Ancak 1 ve 2 numaralı haller için önemli bir istisna vardır. 3713 sayılı Kanunun 21. maddesine 2012 yılında eklenen fıkra uyarınca; kamu görevlileri ile 21/1-(h) ve (j) bentleri kapsamındakilerin, terör olaylarını önlemek amacıyla patlayıcı maddeye bağlı olarak veya terör olaylarının önlenmesi, takibi ya da etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında yahut bu görevlere gidiş ve dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda uğradıkları zararlar da kanun kapsamına alınmıştır. Yani “kaza” nitelemesi tek başına sizi kapsam dışına çıkarmaz. Bu değerlendirmeyi mutlaka avukatınıza yaptırınız. |
Kanun, klasik 1-6. derece maluliyet baremini aramamakta; bunun yerine Adli Tıp Kurumunca kullanılan tıbbi değerlendirme ölçütlerini esas almaktadır.
Bu ölçütlerde belirleyici kavram, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olup olmadığıdır. Yaralanmanız bu ölçüyü aşıyorsa — örneğin cerrahi müdahale, hastanede yatış, kırık, organ veya doku kaybı, sinir ya da kas hasarı, vücutta kalan şarapnel parçası söz konusuysa — “hafif nitelikte olmayan yaralanma” kabul edilir.
Bu, klasik maluliyet baremlerinden belirgin şekilde daha düşük bir eşiktir. Geçmişte “fonksiyon kaybı yeterli değil” gerekçesiyle reddedilmiş olmanız, bu yeni eşiği karşılamadığınız anlamına gelmez.
Ayrıca olay ile yaralanma arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğunun da tespiti gerekir. Bu tespit, bünyesinde en az bir adli tıp uzmanı bulunan sağlık kurulu tarafından düzenlenecek raporla yapılır.
Vazife malullüğü dereceleri, 1953 tarihli Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname’ye ekli cetvele göre birinci dereceden altıncı dereceye kadar belirlenir. Cetvelde yer almayan hallerde derecenin hangi kademeye gireceği ilgili sağlık kurulunca tayin edilir.
Bu cetvele göre hakkınızda hiçbir derece belirlenememişse (“derece tespiti yapılmayan”) veya hiç bu yönde bir inceleme yapılmamışsa, Geçici 20. madde kapsamındasınızdır.
Evet. Kanun, başvuru için hâlen görevde bulunma şartı aramamaktadır. Aranan şart, olay tarihinde yukarıda sayılan kurumlardan birine mensup olmanızdır. Terhis olmuş bir er, sözleşmesi feshedilmiş bir uzman erbaş veya emekli bir polis memuru da başvurabilir.
Başvurunuzu, hâlen çalıştığınız yere değil, olay tarihinde mensubu olduğunuz kuruma yapmanız gerekir.
Geçici 20. madde bakımından hayır. Bu madde kapsamdaki kişileri güvenlik personeli ile sınırlamıştır. Ancak:
Dosyanızı mutlaka değerlendirtiniz.
Geçici 20. madde bakımından hayır. Madde, aylık bağlanmasını açıkça “kendilerine” özgülemiştir; bu madde kapsamında dul ve yetimlere ya da ana babaya aylık bağlanması öngörülmemiştir.
Buna karşılık Ek Madde 3 kapsamında bağlanan aylıklar, hak sahibinin vefatı halinde anne ve baba için herhangi bir şart aranmaksızın hak sahiplerine ölüm aylığı olarak intikal ettirilmektedir. Bu da ikinci yolun önemini göstermektedir.
Ayrıca 7594 sayılı Kanun, şehit ve malul yakınlarına ilişkin başka iyileştirmeler de getirmiştir (bkz. Bölüm 9).
Kural olarak hayır. Geçici 20. madde ile yeni ve bağımsız bir idari başvuru yolu ihdas edilmiştir. Geçmişteki ret kararları, o tarihte yürürlükte olan mevzuata göre verilmiştir; yeni başvuru ise farklı bir hukuki sebebe dayanmaktadır.
Hâlen derdest bir davanız varsa, dava ile yeni idari başvurunun birlikte nasıl yürütüleceği konusunda mutlaka avukatınızla görüşünüz.
Aylık tutarı kanunda sabit bir TL rakamı olarak değil, formül olarak belirlenmiştir:
| Aylık Tutarı = Gösterge Rakamı × Memur Aylık Katsayısı |
Memur aylık katsayısı her yıl Ocak ve Temmuz aylarında güncellendiğinden, aylığınız da yılda iki kez kendiliğinden artacaktır.
1 Temmuz 2026 – 31 Aralık 2026 dönemi için memur aylık katsayısı 1,575512’dir. Bu katsayıya göre yaklaşık tutarlar şöyledir:
| Hukuki dayanak | Gösterge | Yaklaşık aylık tutar |
| Geçici Madde 20 / 7082 s.K. m. 14/2 | 17.135 | 26.996 TL |
| Ek Madde 3 — 6. derece | 17.820 | 28.076 TL |
| Ek Madde 3 — 5. derece | 19.673 | 30.995 TL |
| Ek Madde 3 — 4. derece | 21.578 | 33.996 TL |
| Ek Madde 3 — 3. derece | 23.485 | 37.001 TL |
| Ek Madde 3 — 2. derece | 25.385 | 39.994 TL |
| Ek Madde 3 — 1. derece | 27.288 | 42.993 TL |
| Yukarıdaki tutarlar gösterge × katsayı hesabının sonucudur; kesinti, ek ödeme ve varsa diğer artırımlar dahil değildir. Kesin tutar SGK’nın tahsis işlemiyle belirlenir. Tablo, iki yol arasındaki farkı göstermek amacıyla verilmiştir. |
Geçici 20. madde kapsamında aylık, başvuru tarihinizi takip eden ay başından itibaren bağlanır. Kanun, olay tarihine veya geçmiş yıllara dönük birikmiş ödeme öngörmemektedir.
| Bunun pratik sonucu şudur: Başvuruyu geciktirdiğiniz her ay, bir daha telafi edilemeyecek bir kayıptır. Süreniz dolmamış olsa dahi başvuruyu ertelemenin size hiçbir faydası yoktur. |
Geçici 20. madde metninde, çalışma veya başka bir aylık alma haline ilişkin kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır.
Ek Madde 3 bakımından ise kanun bu hususu ayrıntılı olarak düzenlemiştir: aylığa hak kazanılmasından önceki ve sonraki sigortalılık süreleri birleştirilmez, sonradan geçen süreler ayrı bir sigortalılık süresi olarak değerlendirilir ve aylık bağlandıktan sonraki çalışmalar için 5510 s.K. geçici 4. madde hükümleri uygulanmaz.
Kendi özel durumunuz (mevcut emekli aylığınız, kamu görevi, sigortalı çalışmanız) sonucu doğrudan etkileyebileceğinden, bu bilgileri avukatınıza mutlaka bildiriniz.
Kanun, bu kapsamda aylık bağlananların “aylık bağlanmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere”, 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için ilgili mevzuatında sağlanan diğer haklardan yararlanacağını düzenlemiştir.
1005 sayılı Kanunun kendisi yalnızca şeref aylığı bağlanmasını düzenler ve size bağlanacak olan şeref aylığı değildir. Kanunun size sağladığı, 1005 sayılı Kanun kapsamındakiler için diğer mevzuatta öngörülmüş olan haklardır. Bunların başlıcaları, dayanaklarıyla birlikte şunlardır:
1) Ücretsiz seyahat hakkı (4736 s.K. m. 1 ve Ücretsiz veya İndirimli Seyahat Kartları Yönetmeliği m. 4/1-a)
Hak, aşağıdaki toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanmayı kapsar:
Kapsam dışı olanlar: taksi, taksi dolmuş, dolmuş, servis araçları ile rekreatif ve turistik amaçlı araçlar. Karayoluyla yapılan şehirlerarası otobüs taşımacılığı da bu hak kapsamında değildir.
Yönetmelik bu hakkı, hak sahibinin kendisi, eşi, anne ve babası ile evli olmayan ve yirmi beş yaşını doldurmamış çocuklarıbakımından düzenlemektedir.
2) Elektrik ve su indirimi (4736 s.K. m. 1)
İkametgâhta kullanılan elektrik enerjisi ücreti %40’tan, belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücreti ise %50’den az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınır.
Doğal gaz bakımından bu maddede bir indirim öngörülmemiştir; bu yöndeki uygulamalar varsa ayrı düzenlemelere dayanır.
Bu hak nasıl kullanılır? — Seyahat Kartı
| Uygulamada karşılaşabileceğiniz sorun: Hem 4736 sayılı Kanun hem de Yönetmelik, bu hakları “1005 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlananlar” ifadesiyle tanımlamaktadır. Siz 1005 sayılı Kanun kapsamında aylık almayacaksınız; hakkınızın dayanağı, 7594 sayılı Kanunun bu haklara yaptığı atıftır. İkincil mevzuat bu atfa göre güncelleninceye kadar il müdürlüğü uygulamasında tereddüt doğabilir.
Bu nedenle kart başvurunuza, SGK’nın aylık bağlama yazısı ile birlikte, dayandığınız hükmü (3713 s.K. geçici m. 20 dördüncü fıkra veya 7082 s.K. m. 14) açıkça belirten bir dilekçe ekleyiniz. Talebiniz reddedilirse ret işlemine karşı idari dava yolu açıktır. |
Aile fertleri bakımından: 7594 sayılı Kanun hakkı “bu madde kapsamında aylık bağlananlar” yönünden düzenlemiş; buna karşılık ücretsiz seyahat hakkı ilgili mevzuatta eş, anne baba ve çocukları da kapsayan bir bütün olarak öngörülmüştür. Aile fertlerinin de karttan yararlanıp yararlanamayacağı uygulamada netleşecektir.
Bu hakların kapsamı ilgili ikincil mevzuata göre belirlendiğinden ve zaman içinde değişebildiğinden, güncel hak listesi başvuru aşamasında kurumdan teyit edilmelidir.
Evet ve bu bir hak düşürücü süredir. Kanun, Geçici 20. madde kapsamındaki başvuruların “bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde” yapılmasını emretmektedir.
(Ek Madde 3 kapsamındaki derece tespiti talebi için böyle bir süre öngörülmemiştir.)
Bu noktada dikkat edilmesi gereken bir belirsizlik bulunmaktadır:
Buna göre bir yıllık sürenin 18.08.2027 tarihinde dolacağı yorumu, kanunun lafzına en uygun ve en ihtiyatlı yorumdur. Bazı değerlendirmelerde bu tarih 01.09.2027 olarak gösterilmektedir.
| Uygulanması gereken kural şudur: Başvurunuzu, iki tarihten erken olanı olan 18.08.2027 gününü esas alarak, mümkün olan en kısa sürede yapınız. İki tarih arasındaki farka güvenerek beklemek, telafisi mümkün olmayan hak kaybına yol açabilir. |
Geçici 20. madde, yalnızca maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olaylar hakkında ve bir defaya mahsusuygulanır. Bu tarihten sonra meydana gelen olaylar bakımından bu madde kapsamında yeni başvuru yapılamaz.
Yürürlük tarihine ilişkin yukarıdaki tartışma burada da geçerlidir; 18.08.2026 tarihinden önceki olaylar bakımından herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Hak düşürücü süre geçtikten sonra bu madde kapsamında başvuru yapılamaz. Sürenin ihyası veya eski hale getirilmesi mümkün değildir. Madde “bir defaya mahsus” getirildiğinden, ikinci bir fırsat bulunmamaktadır.
Bu halde dahi Ek Madde 3 yolu kapanmaz; ancak orada 1-6. derece tespiti şartı arandığından sonuç garanti değildir.
Kanunun öngördüğü aşamalar şunlardır:
| Uygulamada belirleyici aşama üçüncü adımdır. Raporda “hafif nitelikte olmayan yaralanma” ve “olay ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu” tespitlerinin açıkça yer alması ve kurulda en az bir adli tıp uzmanının bulunması şarttır. Bu iki husus yakından takip edilmelidir. |
Hayır. Kanun, bu amaçla düzenlenecek sağlık raporlarından ücret alınmayacağını açıkça hükme bağlamıştır.
Kanun, raporun mevcut tıbbi kayıtlar ve diğer sağlık belgeleri esas alınarak düzenleneceğini öngördüğünden, dosyanızın gücü geçmiş kayıtlarınızın eksiksizliğine bağlıdır. Toplanması gereken belgeler:
| Belgelerin bir kısmını temin edemiyorsanız başvurudan vazgeçmeyiniz. Kurum ve hastane kendi arşiv kayıtlarına da ulaşabilmektedir. Önemli olan süre içinde başvurmuş olmaktır. |
Haklarınız korunur ve yükselir. Kanun; bu madde uyarınca aylık bağlananlardan söz konusu yaralanmalarına bağlı olarak sonradan malul olduklarına karar verilenler ile 3713 sayılı Kanunun ek 3. maddesinin birinci fıkrası kapsamında derece tespiti yapılanlarhakkında, karar tarihini takip eden ay başından itibaren ilgisine göre 21. madde veya ek 3. madde hükümlerinin uygulanacağını düzenlemiştir.
| Dikkat: Bu geçiş halinde, Geçici 20. madde uyarınca bağlanmış olan aylığınız, yeni aylığın başladığı tarihten itibaren kesilir. İki aylık birlikte ödenmez; daha yüksek olan yeni rejime geçiş yapılır. |
Ret işlemi bir idari işlem olduğundan, tebliği tarihinden itibaren yasal süresi içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Ret gerekçesinin dört şarttan (statü, olayın niteliği, yaralanmanın ağırlığı, illiyet bağı) hangisine dayandığı, izlenecek hukuki yolu belirler.
Özellikle sağlık kurulu raporuna dayalı ret hallerinde, rapora itiraz ve yeniden rapor talebi süreci ile dava süresinin birlikte yürütülmesi gerekir. Ret kararını aldığınızda vakit kaybetmeden avukatınıza başvurunuz.
Bu broşürün ana konusu maluliyet derecesi alamayanlar olmakla birlikte, 7594 sayılı Kanun mevcut hak sahiplerine de iyileştirmeler getirmiştir:
Bu broşür yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup hukuki mütalaa veya danışmanlık niteliğinde değildir. Her dosya kendi somut özellikleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Kanunun uygulanmasına ilişkin ikincil düzenlemeler ve kurum uygulamaları zaman içinde değişebilir. Broşürdeki tutarlar 1 Temmuz 2026 – 31 Aralık 2026 dönemi memur aylık katsayısı (1,575512) esas alınarak hesaplanmış yaklaşık değerlerdir.
| Başvuru hakkı hak düşürücü süreye bağlıdır. Lütfen dosyanızı vakit kaybetmeden değerlendirtiniz. |